Sağlığınızda Yapay Zekaya Yer Açın

Posted by: Sedat Bostan 1 gün, 3 saat ago

Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji şirketlerinin laboratuvarlarında geliştirilen bir yenilik olmaktan çıktı,  gündelik yaşamın, iş dünyasının ve sağlık hizmetlerinin merkezine doğru hızla ilerleyen yeni bir dönüşüm dalgasıdır.

Tıpkı internetin ve akıllı telefonların hayatımıza kısa sürede yerleşmesi gibi, yapay zekâ da önümüzdeki bir iki yıl içerisinde bireysel yaşamımızın ve sağlık sistemlerinin vazgeçilmez bileşenlerinden biri haline gelecektir.

Bu nedenle artık temel mesele, yapay zekâyı etkili şekilde hayatımızda nasıl kullanırız olacaktır.

Bu dönüşümün sağlık alanındaki yansımaları ise oldukça dikkat çekicidir.

Günümüzde yapay zekâ destekli sistemler radyolojik görüntüleri analiz ederek erken tanıya katkı sağlamakta, yoğun bakım hastalarının risk durumlarını önceden tahmin edebilmekte, akıllı saatler aracılığıyla kalp ritim bozukluklarını fark edebilmekte ve bireylerin sağlık verilerini anlık olarak takip edebilmektedir.

“Neyim Var?” benzeri dijital triaj uygulamaları ise bireylerin belirtilerini analiz ederek hangi sağlık basamağına başvurması gerektiği konusunda ön değerlendirme sunabilmektedir.

Böylece hem sağlık okuryazarlığı artmakta hem de gereksiz hastane başvurularının azaltılması hedeflenmektedir.

Bu konular, geçtiğimiz hafta KTÜ, USSAM ve Selçuk Üniversitesinin düzenleyici, Georgia State, Alabama ve birçok bölge üniversitesinin desteklediği Konya’da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Sağlık Bilimleri ve Yönetimi Kongresi kapsamında yoğun biçimde tartışıldı.

Kongrede “Sağlıkta Akıllı Dönüşüm: Yapay Zekâ”; sağlık yöneticileri, akademisyenler, politika yapıcılar ve teknoloji uzmanlarıyla ele alındı. 

200’ün üzerinde yeni bilimsel çalışmanın sunulduğu kongrede; dijital sağlık, tele-tıp, üretken yapay zekâ, yönetsel karar destek sistemleri, kişiselleştirilmiş tıp ve sürdürülebilir sağlık politikaları gibi çok sayıda konu ele alındı.

Kongrede en çok vurgulanan hususlar sonuç bildirgesine şu şekilde yansıdı:

Yapay zekâ artık sağlık sistemlerinde ve yönetiminde isteğe bağlı bir araç değil, sağlık sisteminin ayrılmaz bir parçası haline gelmektedir.

Ancak bu dönüşüm yalnızca teknoloji yatırımı anlamına gelmemektedir.

Algoritmaların şeffaf, denetlenebilir ve etik ilkelere uygun biçimde geliştirilmesi; veri güvenliği ve hasta mahremiyetinin korunması büyük önem taşımaktadır.

Ayrıca dijital dönüşümün yalnızca belirli kesimlere değil, dezavantajlı gruplar dahil toplumun tamamına erişebilir olmalıdır.

Belki de en önemli nokta şudur: Yapay zekânın, insanın yerine geçen bir sistem olmaması,  insanı destekleyen bir yardımcı olarak görülmesi gerektiğidir.

Çünkü sağlık hizmeti yalnızca veri ve algoritmadan ibaret değildir.

Empati, güven, etik duyarlılık ve insan ilişkisi sağlık hizmetinin temelini oluşturmaktadır.

Bu nedenle geleceğin sağlık sistemi; insan aklı, hekim deneyimi ve yapay zekânın birlikte çalıştığı hibrit bir yapıya dönüşecektir.

Toplum olarak bu dönüşümden korkmak yerine, onu anlamaya ve doğru yönetmeye odaklanmalıyız.

Sağlıkta yapay zekâ okuryazarlığının artırılması, üniversite müfredatlarının güncellenmesi ve bireylerin dijital sağlık teknolojilerine bilinçli biçimde hazırlanması artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir.

Çünkü sağlıkta akıllı dönüşüm başlamıştır ve bu dönüşümün dışında kalmak giderek daha da zorlaşacaktır.

 

Prof. Dr. Sedat Bostan